Aktekke Mah. Yalçın Cad. Barutçuoğlu Plaza No:22/A Kat: 5 Daire: 20 Kastamonu 0 850 532 32 07
Ana Sayfa Basında Biz Turizm ve Terör

Turizm ve Terör

 13.03.2009 / CONCEPT PLUSS / MART 2009 SAYISI

Turizm günümüzde hızlı büyüyen sektörler arasında yer almaktadır. Dünya Turizm Örgütüne (WTO) göre dünyada silahlanmaya harcanan paranın iki katından fazlasının harcandığı turizm sektörü dünyanın en büyük ve en verimli sektörlerinden birisidir. Yine turizm 126 milyondan fazla insana iş imkânı sağlamakta bunun yanında ülke ekonomileri açısından döviz girdisi oluşturmasından dolayı her zaman desteklenen sektörlerden olmaya devam etmektedir

  Ancak, turizm sektörü, terör ve şiddet olaylarına yüksek duyarlılığı nedeniyle teröristlerin belli başlı hedefi haline gelmiştir. Turistlerin serbestçe hareketlerinin sağlanmasına yönelik bir ortamın verdiği rahatlık nedeniyle terör eylemleri hem yakalanma riski çok düşük olarak sürdürülmekte, hem de medyanın yoğun ilgi odağı olmaktadır.

  Her geçen gün biraz daha küçülen ve globalleşen dünyamızda terörizm, sadece muhatap aldığı ülkeleri değil, ortaya çıkan sonuçları itibariyle tüm dünyayı yakından ilgilendiren bir sorun haline gelmiş, 11 Eylül saldırıları sonrasında ise birçok ülkenin ekonomik, ticari ve sosyal hayatını olumsuz yönde etkileyen evrensel değerleri yok eden “Küresel” bir nitelik kazanmıştır.

11 Eylül 2001 saldırılarının ABD’deki otel endüstrisine etkisi tam bir trajedi olarak nitelendirilebilir. Saldırıdan sonraki ilk üç ay boyunca ABD’de otel rezervasyonları %20 ile %50 arasında iptal edilmiş ve tatil firmaları tatil programlarını tamamen iptal etmiş, toplantıların, kongrelerin, seminerlerin, ticari fuarların tamamen iptali ve ertelenmesi ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu trajedinin yaşanması ABD için turizm gelirlerinin en az 2 milyar dolar kaybı anlamına gelmektedir.

Dünya tarihinde, terörden en fazla etkilenen, jeostratejik, jeopolitik ve jeoekonomik açılardan önemli bir konuma sahip olan Türkiye; yıllarca ülkede yaşanan terör olayları, istikrarsızlıklar ve bütçesinin önemli bir bölümünün terör olaylarının önlenmesi amacıyla harcanması sonucunda kalkınmasını tamamlayamamıştır.

Nüfus büyüklüğü olarak dünyada 16’ncı, toprak büyüklüğü bakımından dünyada 32’ci ve Avrupa’nın yüzölçümü itibariyle en büyük ülkesi konumundaki Türkiye’nin, Atlantik, Avrupa ve Avrasya kuşakları içinde özel bir konumu vardır. Türkiye aynı zamanda Batı camiası ile bütünleşen, İslam ülkelerinin demokratik, laik ve çağdaş bir üyesi, az gelişmiş birçok ülkenin örnek aldıkları bir model olmuştur.

Bu durum, bütün dünya uluslarının dikkatini çekmekte ve bu coğrafya üzerinde emelleri olan milletlerin iştahlarını kabartmaktadır. Her geçen gün, gelişmekte ve kalkınmakta olan Türkiye, yıllarca terörün her çeşidiyle son olarak da PKK/KONGRA GEL gibi sivil insanları ve küçük çocukları dahi katleden bir terör örgütü ile mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Türkiye açısından turizm sektörü diğer ülkelerde olduğu gibi gelir getiren ve istihdam sağlayan hizmet sektörlerinin en başlarında yer almaktadır. 30 yılı aşkın bir süredir Türkiye de bir kaosun yaşanmasına neden olan ekonomik, sosyal ve kültürel hayatı olumsuz yönde etkileyen terör olayları, ülkenin kalkınmasını da olumsuz yönde etkilemiştir. 1990’lar süresince Türkiye’de PKK tarafından yapılan periyodik bombalı ve silahlı saldırılar, turist girişleri üzerinde negatif bir etkiye sahiptir.

Turistler sıradan yerel bir insana göre (esnaf, çiftçi vb.) teröristler açısından daha kolay ve cazip hedeflerdir.

-       Turist kolay saldırıya uğrayabilmektedir çünkü bir terörist için; her gün aynı saatte aynı yere gidip dönen ve rutin hareket eden tur otobüsü ideal bir hedeftir. Böylece, hedef bölgede planın başarılma olasılığı daha fazladır.

-      Turist yerel bir insandan daha kolay bir hedeftir. Çünkü genellikle o teröristin yaşadığı ülkedeki insanlar teröristlerin varlığının farkındadır ve genel olarak temkinlidir. Fakat turistler bu varlığın farkında değildirler.

-     En önemlisi ise, terör faaliyetleri turistik bölgeye olan turistik seyahatlerin engellenmesine yönelik olabileceğinden yabancı turistler daha fazla tehdit altındadır.


Türkiye’de son yıllarda meydana gelen ve turizmi hedef alan olaylardan bazılarına örnek olarak;

ü  1993 PKK tarafından güney sahillerinde gerçekleştirilen 12 yabancı, 16 Türk 28 kişinin yaralandığı otel ve restoran bombalama eylemi

ü  1994 PKK’nın 2 Finlandiyalı turisti “Kürdistan’a” giriş vizesi olmadığı için kaçırması ve 22 gün alıkoyması eylemi

ü  1994 PKK tarafından Sultan Ahmet Meydanında bomba patlatılması ve 1 Alman, 1 Hollandalı ve 1 İspanyol olmak üzere 3 turistin yaralanması eylemi

ü  1994 PKK tarafından Kapalı Çarşıya bomba konulması ve 1 İspanyol ve 1 Belçikalı olmak üzere 2 turistin ölmesi ve 17 kişinin yaralanması eylemi

ü  1994 Marmaris ve Fethiye’de bombalama eylemleri sonucu 1 turistin ölmesi ve 10 turistin yaralanması eylemi

ü  1994 Siirt yakınlarında 1 Japon turistin kaçırılması ve 4 gün alıkonulması eylemi

ü  1998 Sultan Ahmet Meydanına bomba atılması ve 2 Hintli, 1 Yeni Zelandalı olmak üzere 3 yabancı turistin ve 4 vatandaşımızın yaralanması eylemi

ü  1998 Ağrı’da 1 Alman turistin ve 1 Türk kamyon sürücüsünün kaçırılması ve ertesi gün Alman turistin bulunması fakat Türk kamyon sürücüsünün bulunamaması eylemi

ü  1999 Terörist başının yakalanması ve akabinde yabancı basında yapılan turistleri hedef alan tehdit eylemleri

ü  2003 İstanbul Neve Şalom Sinagogu ve Şişli Sinagoguna yönelik bombalama eylemleri

ü  2003 HSBC Bankası Genel Müdürlüğü ve İngiltere’nin Başkonsolosluğuna yapılan bombalı saldırı eylemleri

ü  2004 Kuşadası’nda 1 polis amirinin ölümüyle sonuçlanan bombalı eylem

ü  2005 Kuşadası’nda 5 kişinin hayatını kaybettiği 13 kişinin yaralandığı bombalama eylemi

ü  2006 PKK tarafından tatil yörelerine yönelik yapılan Antalya’da 3 kişinin ölümüne, Marmaris’te 21 kişinin yaralanmasına sebep olan bombalama eylemleri gösterilebilir.

Bu noktada, yapılması gerekenleri turizm sektörü ve kamu sektörü açısından değerlendirmekte fayda vardır.

Turizm sektörü kendi müşteri ve tesisini korumak ve terörist saldırılarının yıkım etkisini en aza indirmek için aşağıdaki aktiviteleri yerine getirmelidir.

-    Bütün turizm çalışanları, güvenlik önlemleri ve acil durumlarda hareket tarzları konularında eğitilmelidir.

-  Konusunda uzman Özel Güvenlik Eğitim firmaları kanalıyla, her turizm personeli bir güvenlik personeli kadar bilgili hale getirilmelidir.

-  Turizm firmaları güvenlik personelini kendi bünyelerinde istihdam ediyorlarsa, konusunda uzman, Özel Güvenlik şirketlerinden profesyonel destek alarak tedbirlerini daha iyi seviyeye getirmelidir.

- Turizm firmaları diğer firmalarla da birleşerek bölgesel komisyonlar kurmalı mülki makamlarında onay ve desteği alınarak tesislerinin bulunduğu bölgede alınacak müşterek tedbirlerle ilgili güvenlik konseptleri geliştirilmelidir.

- Turizm işletmeleri muhtemel bir kriz planı oluşturmalı ve bu planda muhtemel terörist davranışı sonucunda yapacakları pazarlama ve planlama faaliyetlerini ortaya koymalıdır.

- Terörist faaliyetlerden sonra oluşan pazarlama stratejisi bu bölgeye yönelik iç turizm faaliyetlerinin gelişmesine yönelik olmalıdır.

Örneğin; Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırılardan sonra korku nedeniyle bölgeye yönelik kesilen dış turizm talebi arkadaş ve akraba ziyaretleri ile telafi edilmiş bu durum bölgeye yönelik seyahat korkusunun azaltılmasına neden olmuştur.

 

Kamu yetkilileri aşağıda belirtilen önlemlerle turizm sektörüne yardımcı olmalıdır.

-        Kamu yetkililer bütün ulaşım şekillerinde ve onlara bağlı terminallerde güvenliği ve teminatı artırmalıdır.

-        Mümkün olabildiği kadar geniş turizm alanlarında turizm polis biriminin oluşturulması sağlanmalıdır.

-     Kamu yetkilileri bölgeye yönelik terörist hareketlerden sonra turizm endüstrisinin yeniden yapılanması ve faaliyete geçebilmesi için turistik canlılığa yönelik finansal destek sağlamalıdır.

-        Kredi, vergi, indirimi ve çeşitli finansal ödeneklerle terörist saldırıya uğrayan bölgeleri desteklemelidir.

-        Terör gerçeğinin algılanması,

-        Toplumsal sorunların yalnızca belli önlemlerle çözülmeyeceğinin bilinmesi,

-        Yenilenebilir ve değiştirilebilir bir terörle mücadele politikasının belirlenmesi,

-        Kamu vicdan birliğinin sağlanması,

-        Korku ile mücadele edilmesi,

-        Kargaşa ortamının ortadan kaldırılması,

-        Terörle mücadelede kamu desteğinin sağlanması,

-        Gerçekçi çözüm yolları bulmaya yönelik uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi,

-        Siyasi istikrar, etkin güvenlik birimleri ve hükümet desteğinin oluşturulması,

-        Strateji merkezlerinin kurulması,

-        Güvenlik güçlerinin moral düzeyinin arttırılması,

-        Uzman personel, teknik donanım ve mevcut deneyimlerden faydalanılması,

-        Devlet politikasında tahrik ve taviz dengesinin korunması,

-        Devletin mücadele haklılığını anlatabilmesi,

-        Ülkeye terörist girişlerinin kesin olarak önlenmesi,

-        Teröristlere sağlanan dış desteğin kesilmesi

  Turizm sektörünün ülke ekonomilerine önemli kazançlar sağlaması terörizme yönelik faaliyetlerin, turizm sektörünün vazgeçilmez hedefi olan turistler üzerinde yoğunlaşmasına sebep olmaktadır. Terör örgütleri turistleri hedef alarak hem iletişim araçlarıyla reklamlarını dünya genelinde yapmakta hem de turizm açısından zengin kaynaklara sahip ülkelerin ekonomisi açısından zararların oluşmasına sebep olmaktadırlar.

  Terörizmin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmayacağına göre yapılması gerekenler ülkelerin bu gibi olumsuz ve istenmeyen durumlara hazırlıklı olabilmelerini sağlamak, terör sebebiyle oluşabilecek krizleri çabuk atlatabilmelerine yardımcı olabilmek adına günün değişen koşulları dikkate alınarak öneriler getirmek olacaktır. 


Ahmet Hüsamettin Kaya

13.03.2009