İsmailbey Mahallesi Silahtar Sokak Yardımcılar Konağı No:13/B Merkez / Kastamonu 0 850 532 32 07
Ana Sayfa Blog Apartman ve Sitelerde Gelir Vergisi

Apartman ve Sitelerde Gelir Vergisi

APARTMAN VE SİTELERİN GELİR VERGİSİ AÇISINDAN KONUMU

 

Apartman ve siteler gibi toplu yaşam alanlarının gelir getirici faaliyetlerinin vergi kanunları karşısındaki durumunu netleştirebilmek için söz konusu yönetimlerin hukuki olarak kişiliklerinin ortaya konması gerekir. Şöyle ki ‘’gerçek kişi’’ olan insanlar dışında hukukta tanımlanan diğer bir hukuki kişilik türü “tüzel kişiliktir’’.

Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre tüzel kişilik; “başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları” olarak tanımlanmıştır. Tüzel kişiler cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışında gerçek kişilerdeki gibi hak ehliyetine ve fiil ehliyetine sahiptirler. Karar organları aracılığı ile gerçek kişilerden ayrı olarak kendi iradelerini kullanabilirler, haklardan yararlanabilir ve borç altına girebilirler. Bu haklar ve borçlar gerçek kişilerin üzerinde değil tüzel kişilerin üzerinde olmuş sayılır.

Apartman ve site yönetimlerinin ise böyle bir tüzel kişiliği yoktur. Söz konusu oluşumlar için KMK hükümlerine göre yönetimler oluşturulmakta ve ortak ihtiyaçların karşılanmasına yönelik faaliyetler bu yönetimler tarafından vekil sıfatıyla yerine getirilmektedir. Ancak KMK kapsamında kat malikleri kurulu onayı olmadıkça kanunen verilen görevlere bağlı işlemler (Madde 35 ve 36) ve işletme projelerinin onaylanması yoluyla (Madde 37) harcamalara yönelik aldıkları yetkiler dışında vekil konumundaki apartman ve site yönetimlerine (Madde 38) kat malikleri kararı olmadıkça tasarrufta bulunma yetkisi verilmemiştir (örneğin Madde 24, 28, 41, 44 ve 45).

Nitekim söz konusu teşekküller KMK başta olmak üzere kanunların emredici kuralları ile yönetim planına uygun bir şekilde kat malikleri kurulu tarafından verilen kararlara göre yönetilir. Kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler; kat malikleri kurulunun söz konusu kararlarına uymakla yükümlüdürler (KMK Madde 32). Dolayısıyla apartman ve site yönetimlerinin ne gerçek ne de tüzel kişiliği vardır.

Söz konusu yönetimler “tüzel kişiliği olmayan teşekkül” olarak tespit edilebilir. Ortada bir tüzel kişilik olmadığı halde apartman ve sitelerde ortak hareket etmeyi ve katılımı zorunlu kılan bir takım tüketime ve kullanıma yönelik faaliyetler nedeniyle pek çok harcama yapılmaktadır. Örneğin, ortak alanlara yönelik ısınma, aydınlatma, güvenlik, peyzaj hizmetleri gibi çeşitli şekillerde meydana gelen genel giderler konut sahiplerinin parasal katkılarını zorunlu kılmaktadır. Para akışının bulunduğu finansal faaliyet yönetim, organizasyon ve sistem gerektirmektedir. Meydana gelen bu boşluk uygulamada apartman/site yönetimi adı altında oluşturulan KMK’ya uygun yönetim örgütlenmesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Ancak apartman ve site yönetimlerinin tüzel kişiliği olmaması gelir elde etmelerinin önünde engel de değildir. Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerine önemli yönetim işleri kapsamında tasarrufta bulunabilme yetkisi vermiştir (Madde 45). Bir başka ifadeyle emredici kurallar ile yönetim planına bağlı olarak usulüne uygun kat malikleri kurulu kararı ile ortak alanlardan gelir elde etmek mümkündür.

Örneğin; ortak alanların kiralanması veya işletilmesi yoluyla kat malikleri gelir elde eden faaliyetlerde bulunabilir. Sosyal tesislerin veya otopark alanlarının işletilmesi, havuz kullanımının günlük ya da aylık bedellerle özellikle kat malikleri dışındaki kişilere açık hale getirilmesi, reklam amaçlı bina ya da asansör duvarlarının kiralanması, kapıcı dairesinin ya da ortak alandaki başka bir bölümün konut ya da işyeri olarak kiraya verilmesi gibi çeşitli yollarla gelir elde edilebilir.

İşte bu durumlarda elde edilen gelirin kime ait olduğu da apartman ve site yönetiminin hukuki kişiliği ile sonuca bağlanır. Dolayısıyla tüzel kişiliğe sahip olmayan apartman ve site yönetimleri gelir elde etmeleri durumunda, elde edilen gelir yönetimin değil, kat maliklerinin geliri olarak kabul edilir. Vekil sıfatıyla hareket eden yönetim kat malikleri adına gelir elde eder ve gelir kat maliklerinin özelinde vergiye tabi tutulur.

Sonuç itibariyle kat malikleri arsa payları oranında (KMK Madde 16) yeri geldiğinde ticari kazanç sahibi olabilirken, yeri geldiğinde gayrimenkul sermaye iradı sahibi olabilmektedir. Bahse konu gelirler kat malikleri tarafından yönetimin kullanımına ve tasarrufuna bırakılsa da sonuç değişmeyecektir. Zira esas mükellef konumunda olan kat malikleridir. Elde ettikleri gelirler kadar “menfaat” temin ettiklerinden aksi yönde düzenlemeler yapılsa dahi, örneğin KMK uyarınca yönetim planında bu yönde düzenleme olması ya da kat maliklerince münferiden karar alınması gibi durumlarda mükellef yine kat malikleridir.

Nitekim yönetim planları KMK açısından sözleşme niteliğinde olduğundan (KMK Madde 28), vergi idaresini bağlayıcı durumda sayılmayacaktır. Çünkü Vergi Usul Kanunu (VUK) gereği mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna özgü özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamamaktadır (VUK Madde 8/3). Bu düzenlemeler uyarınca elde edilen gelirler “arsa payı” oranında dağıtım dikkate alınarak, kat maliklerinin gelirleri sayılır.

 


Ahmet Hüsamettin Kaya

GEA Yönetim A.Ş.

22.03.2024

Apartmanda Gelir Vergisi,Sitede Gelir Vergisi
Foto Galeri